Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğu ya da eski adıyla Yaygın Gelişimsel Bozukluklar şeklinde adlandırılan son derece önemli bir nörolojik bozukluktur. Erken çocukluk döneminde belirtilerinin gözlemlendiği Otizm Bozukluğu belirtileri bazı çocuklarda gelişim basamaklarının erken dönemlerinde başlarken, bazı çocuklarda ilk zamanlarda normal devam eden gelişimde aksaklıklar ve gerilemeler olduğu en önemli belirtileri çocuğun konuşmada gecikmesi, sosyal çevreye olaylara ve insan davranışlarına karşı tepkisizlik ve en önemlisi yinelenen davranışlardır. Ebeveynlerin akranları konuştuğu halde hiç kelime çıkarmamasına karşı gibi belirtilerle doktora başvurur. Fakat takıntılı ve yinelenen davranışlar, sosyal iletişim yetersizliğine eşlik etmesi gerekmektedir aksi takdirde durum Otizm Spektrum Bozukluğu değil, Sosyal İletişim Bozukluğu olarak adlandırılır.

Otizm bozukluğunda görülen en önemli belirtilerden biri de duyusal problemlerdir. Duyusal problemler çocuğun çevreyle uyumunu önemli etkilemektedir. Yüksek sese karşı aşırı duyarlılık, dokunma davranışına karşı isteksizlik denge ile ilgili problemler çocuğun gelişimsel olarak büyümesiyle beraber değişen ve artan ciddi sorunlar arasındadır. 

Otizm Bozukluğunun en belirgin belirtileri arasında Sosyal, etkileşim ve iletişim becerilerinde gerilikler. Çevresindeki insanlarla ve akranlarıyla çok sınırlı ya da yok denecek kadar az iletişim. Konuşmalara karşı ilgisizlik, seslenildiğinde akmama tepki vermeme, parmak uçlarıyla yürüme, konuşma yaşına ulaşmasına rağmen konuşmada gecikme, gerileme konuşsa dahi bunu iletişim için değil söyleneni tekrar etme şeklinde olması. Tekrarlayıcı ve sınırlı ilgi alanı davranışı, kendi etrafında dönme, sallanma vb. tekrarlayıcı hareketler. Bazı ses ve kokulara karşı aşırı duyarlılık.

Otizm Spektrum Bozukluğunun Nedeni Nedir?

Otizm bozukluğunun nedenlerine ilişkin çalışmalar devam etmekle beraber henüz nedenlerinin neden olduğuna dair bilim inşalarının ortaya koyduğu kesin kanıtlar bulunmamakla beraber çok sayıda genin hastalığa sebep olduğu düşünülmekte ve bu yönde ilaç tedavileri geliştirilmeye çalışılmaktadır. Otizm ömür boyu devam eden bir rahatsızlıktır. Fakat unutulmamalıdır ki otizm her çocukta farklı şekilde kendisini gösterir. Otizmli çocukların tamamının sosyal ve iletişim becerilerinde yetersizlikleri olsa da akademik becerilerdeki performansları ve gereksinimleri değişkenlik gösterebilir. Çünkü 30 unda zihin yetersizliği bulunmamaktadır. Bu özelliklere sahip öğrencilerin bir bölümü okuma yazma, matematik ve diğer akademik derslerde akranları ile benzer hatta onlardan daha iyi performans sergileyebilirler.                                                                                   

Otizmli çocuklar çoğu zaman hayatı anlamakta zorlanmaktadırlar. Bu sebeple onun hayatını kolaylaştırmak ve düzenlemek için ebeveynlere ve öğretmenlere önemli görevler düşmektedir. Bu çocuklar çevrelerinde yapılan değişikliklerden çok hoşlanmazlar alıştıkları rutinleri daima yinelemek isterler aksi takdirde farklılıklar kaygı sorunları yaşamalarına sebep olurlar. Otistik bir çocuğunuz varsa mümkün oldukça eşyalarında değişiklik yapmayın. Bu tür çocuklar floresan gibi fazla ışık veren lambalardan rahatsız olurlar bu sebepten çocuğunuzla zaman geçirdiğiniz mekanın doğal yönden aydınlık olmasına dikkat edin. Otizmli çocuğa faydalı olabilmek için öğretmenlere de önemli sorumluluklar düşüyor. Otizm oldukça geniş bir spektrumdur bu nedenle her otizmli çocuk birbirinden oldukça farklıdır. Hepsinin farklı ilgi, ihtiyaç ve istekleri vardır. Bunları öğrenmenin en iyi yolu ise öğretmen, veli iş birliğinin sağlanmasıdır.                                                                                                                                                                                               

Sonuç olarak Otizm Spektrum Bozukluğunda bilinen en önemli çare erken tanı dahilinde çocuğa tanınan yoğun, sürekli ve doğru eğitimdir. Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile sürekli ve yoğun eğitim alan çocukların yaklaşık yarısının otizm belirtileri kontrol altına alınabildiğini, ilerleme sağlanmakla kalmayıp bazı otizm çocukların belli bir yaştan sonra akranlarıyla aynı noktaya gelindiği görülmüştür.